HADİSLERDE DUA ÖRNEKLERİ NELERDİR

HADİSLERDE DUA ÖRNEKLERİ NELERDİR

HADİSLERDE DUA ÖRNEKLERİ NELERDİR

HADİSLERDE DUA ÖRNEKLERİ NELERDİR
Editor: Turkiyemnethaber
21 Nisan 2018 - 12:45

396 DUALAR HADİSLERDE DUA ÖRNEKLERİ Peygamberimiz (s.a.s.), dünyevî ve uhrevî, maddî ve manevî birçok konuda Allah’a dua etmiştir. Sabah, akşam, yatağa yatınca, gece kalkınca, evden çıkınca ve benzeri mutat vakitlerde yaptığı duaların dışında -ki bunlar, ikinci ve üçüncü bölümlerde zikredilmiştir- Peygamberimizin yaptığı ve mü’minlerin yapmasını istediği veya ashabına öğrettiği (bk. Nesâî, İstiaz, 16) dualardan şu örnekleri zikredebiliriz: Peygamberimiz (s.a.s.) en çok şöyle dua etmiştir: ِ َار َ َب ّ الن َ َ عذا َ َ ح َسَنًة َ وِفي ال آْ ِخَرِة َ ح َسَنًة َ وِقنا ُنيا ف ّ ي الد ِ َ آتنا ِ َ َنا َ َ رّب ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme Rabbenâ âtinâ fid-dünyâ hasenetevve fil-âhırati haseneh. Ve kınâ azâben-nâr.” Anlamı: “Ey Allah’ım! Ey Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, güzellik ve nimet ver, ahirette de iyilik, güzellik ve nimet ver ve bizi ateş azabından koru.” (Buhârî, De’avât, 55)) “Allâhümme” kelimesinden sonraki kısım, Bakara sûresinin 201. ayetidir. Duada “Allah” ve “Rab” isimleri zikredilerek iki şey istenmiştir; biri dünya ve ahirette “ihsân”, ikincisi “ateş azabından korunma.” 397 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM “İhsân” kavramı; sağlık, servet, itibar, güven, huzur ve benzeri maddî ve manevî, dünyevî ve uhrevî bütün nimetleri, iyilikleri ve güzellikleri içerir. ْ ِغ ٰنى ْ َع َف َ اف َ وال ُ َق َى وال ْ ُهَد َى و ّ الت َُل َك ال َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-hüdâ vet-tükâ vel‘afâfe vel-ğınâ.” Anlamı: “Allah’ım! Senden hidayet, takva, iffet ve gönül zenginliği istiyorum.” (Müslim, Dua, 72; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 900) Bu duasında Peygamberimiz yüce Allah’tan; -Hidayet yani doğru yolda olabilme, iman üzere devam edebilme, -Takva yani dinî emir ve yasaklara riayet ederek Allah’a karşı gelmekten sakınabilme, - İffet yani haramlardan uzak durmak, helâl ve güzel olmayan söz ve davranışlardan sakınabilme; bedenî ve maddî hazlara aşırı düşkünlükten korunabilme erdemi, -Ğına yani gönül zenginliği, kanaatkârlık istemiştir. Bu dua örneği; özlü ancak anlamı çok kapsamlı bir duadır. Kişinin Allah’a, kendisine ve diğer insanlara karşı görevlerini İslâm’ın istediği şekilde yapabilmeyi ifade etmektedir. َ ْ اغ ِفْرِل َي و ْار َح ْم ِن َي و ْ اه ِدِن َي و َع ِافِن َي و ْارُزْقِني ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî verhamnî vehdinî ve ‘âfinî verzüknî.” 398 DUALAR Anlamı: “Allah’ım! Beni bağışla, bana hidayet nasip eyle, bana rızık ver, beni âfiyette daim eyle ve bana merhamet et.” (Müslim, Zikir ve Dua, 35) Bu duasında Peygamberimiz yüce Allah’tan beş şey istemektedir: -Mağfiret yani hata, kusur ve günahların bağışlanması, -Merhamet, -Âfiyet, -Hidayet, -Rızık yani mal, mülk, servet. Bu dua örneğinde, İslâmî açıdan dünyevî ve uhrevî mutluluğu sağlayacak olan hususların hepsi özet olarak dile getirilmektedir. لي َ ِئَبٍة ِ َ غا َّ ُ ك ّل َى َ ْخِل ْف َ عل ل ِي ف ِيه َ وا ِ ْك ِ َر َ َ رَزْقَت ِن َي وبا َ َ قِّن ْع ِن ِي بما ُهّم ٰ ّ َلل ا ٍ ِب َخرْي Okunuşu: “Allâhümme kanni’nî bimâ razektenî ve bâriklî fîhi ve ahlif ‘aleyye külli ğâibetin-lî bihayr.” Anlamı: “Allah’ım! Bana verdiğin rızık konusunda beni kanaat sahibi yap ve o rızkımı bereketli kıl. Zayi olan her nimetin daha hayırlısını bana ihsan eyle.” (Hâkim, De’avât, No:1878) Bu duasında da Peygamberimiz, kendisine rızık vermesini, rızkını bereketli yapmasını, tükettiği nimetin yenilerini ve daha iyilerini vermesini ve kendisini kanaatkâr yapmasını Allah’tan istemektedir. Bu dua örneği, aynı za- 399 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM manda istenilen bu rızkı elde edebilmek için çalışılması gerektiğine de işaret eder. ِ َ نْف ِسي ِع ْذِن ِي م ْن َ شّر َ ِ ْم ِن ُي ر ْشِد َي وأ ْه ل َ َ أ ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme elhimnî ruşdî ve e’ıznî min şerri nefsî.” Anlamı: “Allah’ım! Bana doğru olanı ilham et ve beni nefsimin şerrinden koru.” (Tirmizî, De’avât, 70) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan iki şey istemiştir. Biri her işte doğru olanı yapabilmesi, diğeri nefsin kötü arzularından kendisini koruyabilmesidir. َ َة ْ َج ّن ْ َنا ال َ ْد ِخل َ َ ا وا م ّن َ ْل ِ َ َ ا و َ تَق ّب َ َن َ ا و ْار َح ْم َن َ ا و ْار َض َ ع ّن َ ْ اغ ِفْر ل ُهّم ٰ ّ َلل ا ُه َّ َنَن ُ ا كل ْ َ َن َ ا شأ َ ْصِل ْح ل ِ َ و ا َار َ و َ ن ِّجَن ِ ا م َن ّ الن Okunuşu: “Allâhümmeğfir-lenâ verhamnâ verda ‘annâ ve tekabbel minnâ ve edhılnel-cennete ve neccinâ minennâri ve eslıh-lenâ şe’nenâ küllehû.” Anlamı: “Allah’ım! Bizi bağışla, bize merhamet eyle, (ibadetlerimizi, hayır ve hasenatımızı, dualarımızı) kabul eyle, bizi cennete koy, bizi cehennemden azat eyle, bütün işlerimizi ıslah eyle.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 135, No: 29342) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan yedi istekte bulunmuştur: -Mağfiret, merhamet ve Allah’ın rızası, -İbadetlerinin kabul olması, 400 DUALAR -Cennete girebilme ve cehennemden korunma, -İşlerinin düzgün olması. Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), tekil siygası değil çoğul siygası kullanmıştır. İsteklerini hem kendisi hem de diğer mü’minler için istemiştir. َ ْح ِس ْن ُ خُلِقي ْ ِق َي فا َ ْح َس ْن َت َ خل َ ا ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme ahsente halkî fe ahsin hulükî.” Anlamı: “Allah’ım! Yaratılışımı güzel yaptın, ahlâkımı da güzelleştir.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 959) Bu dua örneğinde Peygamberimiz (s.a.s.)’in biyolojik varlığının mükemmel oluşunu dile getirerek ahlâkının da aynı şekilde güzel olmasını istemektedir. Peygamberimiz (s.a.s.)’in, ahlâkının güzel ve mükemmel olduğu Kur’ân’da bildirilmiştir. (Kalem, 68/4) Bu duada aynı zamanda ahlâkın değişkenliğine, iyi yönde değişmesi için çaba gösterilmesi ve bu konuda Allah’tan yardım istenilmesi gerektiğine işaret edilmektedir. َ َ ج ِّن ْب ِن ُي م ْن َكَر ِ ات اَْ ال ْخ َالِق َ و اَْ ال ْهَو ِاء َ و اَْ ال ْسَو ِاء َ و اَْ ال ْدَو ِاء ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme cennibnî münkerâtil-ahlâkı vel-ehvâi vel-esvâi vel-edvâi.” Anlamı: “Allah’ım! Kötü ahlâktan, nefsânî arzulardan, kötü işlerden ve ayıp şeylerden beni uzaklaştır.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 960) 401 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.); yüce Allah’tan kendisini dört şeyden; ahlâkın ve arzuların kötüsünden, kötü ve ayıplı işlerden uzaklaştırmasını istemiştir. Aslında Peygamberimiz bu isteği ile Müslümanların kötü ahlâk ve arzulardan, kötü ve ayıplı işlerden uzak olmaları ve bu konuda Allah’tan yardım istemeleri hususunda uyarıda bulunmaktadır. ْن َت َ وِل ّيُ َها َ َ َ اها أ م ْن َ ز ّك ْن َت َ خرْيُ َ َ ِ َها أ َ َ وَز ّك ٰ ِت َ نْف ِس َي تْقَواها َ ا ُهّم ٰ ّ َلل ا َوَمْواَل َها Okunuşu: “Allâhümme âti nefsî takvâhâ ve zeki-hâ ente hayru men zekkâhâ ente veliyyühâ ve mevlâhâ.” Anlamı: “Allah’ım! Nefsime takvasını ver ve nefsimi (her türlü kötü şeylerden) temizle, Sen temizleyenlerin en hayırlısısın. Sen nefsimin dostu ve mevlasısın.” (Müslim, Dua, 73) Yukarıdaki dualarda olduğu gibi bu duada da Peygamberimiz manevî temizliği ve arınmayı, ahlâkî erdemliliği istemektedir. Duasının kabulü için yüce Allah’ın “velî” ve “mevlâ” isimlerini zikretmiştir. ُ ْنَي َ ا و م ْن ِ خْزِي ّ الد ِ َ َ ِجْرنا ِ َه َ ا و ا ّ ِ ُ كل َ ْح ِس ْن َ ع ِاقَب َت َن ِ ا ف اْ ُ ي ال ُمور َ ا ُهّم ٰ ّ َلل ا َ ِب اْ ٰ ال ِخَرِة َعذا Okunuşu: “Allâhümme ahsin ‘âkıbetenâ fil-umûri küllihâ ve ecirnâ min hızyid-dünyâ ve ‘azâbil-âhırati.” Anlamı: “Allah’ım! Bütün işlerimin sonucunu güzel eyle, beni dünyada rezil olmaktan ve ahiret azabından koru.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 949; el-Heysemî, Ed’ıye, 33, No: 17390) 402 DUALAR Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.); işlerini en iyi bir şekilde yapabilmeyi ve dünya ve ahirette sonunun hüsran olmamasını yüce Allah’tan istemektedir. Dolayısıyla mü’minlerin de, dünyevî ve uhrevî bütün işlerini ihsan mertebesinde en güzel biçimde yapmaları, başarısızlığa ve hüsrana sebep olabilecek eylem ve davranışlardan uzak olmaları ve bu konuda Allah’tan yardım istemeleri gerektiğine işaret etmektedir. ْ َم َس ِ اك ِني ْ ُم ْن َكَر ِ ات َ و ُح ّبَ ال ْ َخرْيَ ِ ات َ وَتْرَك ال فْعَل ال َُل َك ِ َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme innî es’elüke f ’ilel-hayrâti ve terkel-münkerâti ve hubbel-mesâkîni.” Anlamı: “Allah’ım! Senden hayırlı olan işleri yapmayı, aklın ve dinin çirkin gördüğü şeyleri terk etmeyi ve fakirlerin sevgisini istiyorum.” (Mâlik, Dua, No:508) Bu duasında da Peygamberimiz hayırlı işleri yapabilmeyi, kötü, dünya veya ahirette zararı olacak, Allah’ın ve akl-ı selimin razı olmadığı işlerden uzak olmayı ve fakirlere karşı duyarlı olabilmeyi istemektedir. َPeygamberimiz (s.a.s.), “Ey insanlar! Dua yapmayı seviyor musunuz? diye ashabına sormuş, onlar da “evet, ey Allah’ın Elçisi!” demeleri üzerine; ع َب َادِت َك ِ ِ ِ َك َ و ُح ْسن ِ َك َ و ُش ْكر ٰ ِى ذ ْكر ِع ِّن َي عل َ َ أ ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme e’ınnî ‘alâ zikrike ve şükrike ve husni ‘ıbâdetike.” Anlamı: “Allah’ım! Seni zikretmek, nimetlerine şükret- 403 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM mek ve sana en güzel biçimde ibadet etmek konusunda bana yardım eyle.” diye dua etmelerini söylemiştir. (İbn Huzeyme, Dua, No:751; Hâkim, No: 1838, I, 499; İbn Ebî Şeybe, Dua, 42, No: 29391) Bu dua örneğinde Peygamberimiz (s.a.s.), mü’minlerin yüce Allah’tan üç şeyi talep etmelerini istemektedir: -Allah’ı zikir, nimetlere şükür ve ibadetleri en güzel biçimde yapabilme. Bu üç şeyi yapabilen Müslüman, Allah’a karşı kulluk görevini yapmış olur. İşte Peygamberimiz (s.a.s.), Müslü- manlardan bu konuda Allah’tan yardım istenmesini ve bu duanın sürekli yapılmasını tavsiye etmektedir. ْ ًما ِ ْم ِن َي م َ ا يْن َف ُع ِن َي و ْارُزْقِن ِي عل ّ َّ ْم َت ِن َي و َعل َ ْ انَف ْع ِن ِي بَم َ ا عل ُهّم ٰ ّ َلل ا َتْن َف ُع ِني ِ ب۪ه Okunuşu: “Allâhümmenfe’nî bimâ ‘allemtenî ve ‘allimnî mâ yenfe’unî verzügnî ‘ılmen tenfe’unî bihî.” Anlamı: “Allah’ım! Bana öğrettiğin şeyleri hakkımda faydalı eyle, bana fayda verecek şeyleri öğret, beni, bana fayda verecek ilim ile nasiplendir.” (Hâkim, De’avât, No: 1879, I, 510) ْ ًما ِ ْدِن ِي عل ِ ْم ِن َي م َ ا يْن َف ُع ِن َي وز ّ َّ ْم َت ِن َي و َعل َ ْ انَف ْع ِن َ ي بم َ ا عل ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ َار ِ ّ الن َ ْهل م ْن َ ح ِال أ هِ ِ ُع ُوذ ِ ب ّ الل ٰ َ ٍَل َ وأ ِ حا َ ُى ك ّل هِ َ عل ْ َح ْم ُد للِّللِ ٰ َل ا Okunuşu: “Allâhümmenfe’nî bi-mâ ‘allemtenî ve ‘allimnî mâ yenfe’unî ve zidnî ‘ılmâ. Elhamdülillâhi ‘alâ külli hâl. Ve e’ûzü billâhi min hâli ehlinnâr.” Anlamı: “Allah’ım! Bana öğrettiğin ilim ile beni fayda- 404 DUALAR landır, bana fayda verecek ilmi bana öğret ve benim ilmimi artır. Her hâl üzere Allah’a hamd olsun. Cehennem ehlinin hâlinden Allah’a sığınırım.” (Tirmizî, De’avât, 130; İbn Ebî Şeybe, Dua, 42, No: 29384) Bu iki duasında Peygamberimiz, yüce Allah’tan kendisine çok, faydalı ve yararlı ilim vermesini talep etmektedir. Peygamberimiz faydasız ilimden Allah’a sığınmıştır. (Müslim, Dua, 73; Ebû Davud, Salât, 367; Nesâî, İstiâze, 2, 18) İkinci hadisin sonunda Peygamberimiz (s.a.s.), her durumda Allah’a hamd etmekte ve cehennem halkının durumuna düşmekten Allah’a sığınmaktadır. م ْن م ْغ ِفَرِت َك َ و ّ السَ َالَمَة ِ َ ِئَم َ م ِ وجَب ِ ات َ ر ْح َم ِت َك َ و َعزا َُل َك ُ َ َ ا ن ْسأ ِ ّن َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ َار م َن ّ الن َ َج َاة ِ بَعْوِن َك ِ َ ِة َ و ّ الن ْ َج ّن ْ َفْوَز ِ بال ٍ َ وال ِ ِ بّر م ْن ُ ك ّل ْ َغ ِني َمَة ِ ٍ َ وال ِ ْثم ِ إ ُك ّل Okunuşu: “Allâhümme innâ nes’elüke mûcibâti rahmetike ve ‘azâime meğfiratike ves-selâmete min külli ismin vel-ğanîmete min külli birrivvel-fevze bil-cenneti ven-necâte bi-avnike minennâr.” Anlamı: “Allah’ım! Rahmetinin gereklerini, mağfiretinin sürekliliğini, her türlü günahtan uzak ve salim olmayı, her türlü iyilik ve nimetleri, cennete girerek felaha ermeyi, yardımınla cehennem ateşinden kurtulmayı istiyorum.” (Hâkim, De’avât, No: 1925) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan; -Allah’ın rahmetini, imanda devam edebilmeyi, güzel ameller yapabilmeyi ve iyi davranışlar sergileyebilmeyi, 405 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM -Sürekli olarak af ve mağfiretine mazhar olabilmeyi, -Bütün günahlardan uzak kalabilmeyi, -Her türlü iyilik ve güzelliği, maddî ve manevî nimetleri, -Cennete girebilmeyi ve cehennemden kurtulabilmeyi istemektedir. Bu dua örneği de dünyevî ve uhrevî bütün güzellikleri içermektedir. Peygamberimizin dile getirdiği bu duadaki isteklerin yerine gelmesi için insanın fiilî olarak çaba göstermesi ve Allah’ın yardımını talep etmesi gerekir. Allah’ın rahmetini, mağfiretini, nimetlerini ve cennetini elde edebilmek ve cehennemden uzak kalabilmek için mutlaka dinin gerektirdiği görevlerin yapılması gerekir. َ ْغ ِن ِن ِي بَف ْضِل َك َ ع ّمَ ْن ِ سَو َ اك َ ْ اك ِف ِن ِي ب َحلاَِل َك َ ع ْن َ حَر ِام َك َ وأ ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümmekfinî bi-halâlike ‘an harâmike ve eğninî bi fadlike ‘ammen sivâke.” Anlamı: “Allah’ım! Helâl olan nimetlerinle yetinmemi, haramlardan müstağni olmamı ihsan eyle, fazlı kereminle beni Senden başkasına muhtaç eyleme.” (Hâkim, De’avât, No: 1973) ْ َق َمَر ُ ح ْسَب ًانا ِ َ س َك ًنا َ و ّ الشَ ْم َس َ وال ْيل َّ ِ َ و َج ِ اعَل الل َح ِ ْصبا َِل َق إْ ال َ فا ُهّم ٰ ّ َلل ا َ ِتي ِ َي وُقّو ْم ِت ْع ِن ِي ب َس ْم ِع َي وَب َصر َ ِ َ وأ ْ َف ْقر َ ْغ ِن ِن ِي م َن ال َ ْيَن َ وأ ِ ْق ِض َ ع ِّن ّ ي الد ا ِف َي سِب ِيل َك Okunuşu: “Allâhümme fâlikal-‘ısbâhı ve câ’ılelleyli sekenen veş-şemse vel-kamera husbânen ‘ıkdı ‘annid- 406 DUALAR deyne ve ağninî minel-fakri ve emti’nî bi-sem’î ve besarî ve kuvvetî fî sebîlike.” Anlamı: “Sabahın aydınlığını var eden, geceyi dinlenme vakti yapan, güneşi ve ayı hesap vasıtası yapan Allah’ım! Bana borçlarımı ödemeyi ihsan eyle, benden fakirliği gider, kulağımı, gözümü ve kuvvetimi Senin yolunda kullanmayı nasip eyle.” (Malik, Dua, No: 495) Bu dualarında Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan helâlinden rızık elde edebilmeyi, haram rızıktan uzak kalabilmeyi, bu konuda hiç kimseye muhtaç etmemesini, fakirlikten korumasını, borçlarını ödemede kolaylık vermesini istemektedir. Dünyada güven ve huzur içinde olabilmek, şuurlu ibadet edebilmek ve Allah’ın rızasına ulaşılabilmek için “helâl rızık” önemli bir istektir. Bu dua ile rızkın helâl yollardan kazanılmasına ve rızkı verenin Allah olduğuna da işaret edilmektedir. ُ ٰ ذِل َك َ َ و َع ْم َد َن َ ا و ُك ّل َنا َ َ و ِج ّد َنا َ َ و َهْزل ْ َمنا َ َن ُ ا ذُن َوبَن َ ا و ُظل َ ْ اغ ِفْر ل ُهّم ٰ ّ َلل ا ِع ْن َد َنا Okunuşu: “Allâhümmeğfir-lenâ zünûbenâ ve zulmenâ ve hezlenâ ve ciddenâ ve ‘amdenâ ve küllü zâlike ‘ındenâ.” Anlamı: “Allah’ım! Günahlarımızı, yaptığımız haksızlıkları, saçmalıklarımızı, bilerek ve ciddi olarak yaptıkları- mızı bağışla, bunların hepsi bizde mevcuttur.” (Hâkim, De’avât, No:1916) 407 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan beş şeyi; günahları, zulmü, dine uygun olmayan söz, eylem ve davranışları, bilerek yapılan kötü eylemleri bağışlamasını istemektedir. Dikkatimizi çeken husus, duada bu günahların itiraf edilmiş olmasıdır. Aslında Peygamberimiz için bu tür günahlar söz konusu değildir; ancak Peygamberimiz, bizlere örnek olması için, bizim böyle dua etmemiz, günahımızın bağışlanması için önce o günahı Allah’a itiraf edip sonra af dilememiz gerektiğini öğretmektedir. ِ ُ خِلٍق َ وَن َج ً احا ف ُي ح ْسن ِ َيم ً انا ِ ِ َيم ٍان َ وإ في إ ص ّحَ ًة ِ َُل َك ِ َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ ْضَو ً انا َ ْ م ِن َك َ ور َِفَيًة َ وَم ْغ ِفَرًة اِ ل م ْن َك َ وعا ح َ وَر ْح َمًة ِ َيْت َب ُعُه َ ف َالٌ Okunuşu:“Allâhümme innî es’elüke sıhhaten fî îmâniv ve îmânen fî husni hulikıvve necâhayyetbe’uhû felâhuv ve rahmetüm-minke ve âfiyetüv ve mağfiratülli-emnike ve rıdvânâ.” Anlamı: “Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hâkim, De’avât, No: 1919) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), sağlıklı bir iman, imanın gerektirdiği güzel ahlâk, sonra rahmet, âfiyet, mağ- firet ve rızasını istemektedir. Kendisine isabet eden bir musibet sonrasında gelip şikayette bulunması üzerine Peygamberimiz (s.a.s.), Hz. Ömer’e şöyle dua etmesini tavsiye etmiştir: ِ َ ق ِائ ًما َ و ْ احَف ْظِني ِ ْس َالم ِ َ ق ِ اع ًدا َ و ْ احَف ْظِن ِي ب اْال ِ ْس َالم َ ْ احَف ْظِن ِي ب اْال ُهّم ٰ ّ َلل ا َ ْن َت ما ا َ ِ م ْن َ شّر َ ُع ُوذ ِ ب َك ِ َّ َ ع ُدّوًا َ ح ِ اس ًدا َ و ا في ت ِطْع ِ ِ َ ر ِاق ًدا َ و اَ ل ُ ِ ْسلاَم ِب اْال 408 DUALAR ِ ِه ّ ِذ ُي هَو ِ بَي ِد َك ُ كل َّ ِ ال ْ َخرْي م َن ال َُل َك ِ َ ْسأ ذ ِ بَن ِ اصَي ِت ۪ه َ و ا ٌ ٰ ِخ آ Okunuşu: “Allâhümmehfaznî bil-İslâmi kâ’ıden Vahfaznî bil-İslâmi kâimen vahfaznî bil-İslâmi râkıdev velâ tütı’ fiyye ‘adüvven hâsidev ve e’ûzü bike min şerri mâ ente âhızün bi-nâsıyetihî ve es’elüke minel-hayril-lezî hüve biyed-ike küllihî.” Anlamı: “Allah’ım! Ayakta iken beni İslâm ile koru, otururken beni İslâm ile koru, uyurken beni İslâm ile koru, hakkımda hiçbir düşman ve hasetçinin isteğini yerine getirme. Perçeminden tuttuğun şeylerin şerrinden Sana sığınırım. Her türlü hayrı Senden isterim ki bütün hayırlar Senin elindedir.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 934) Bu dua örneğinde Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan şu isteklerde bulunulmasını tavsiye etmektedir: -İman ve İslâm üzere sebat etmede yardımcı olması, -Düşmanlara ve haset edenlere fırsat vermemesi, -İyilik, güzellik ve nimet (hayır) ihsan etmesi, -İnsanların, şeytanların, cinlerin ve bütün varlıkların şerrinden koruması. ِن ِي ف َيم ْن َّ َ ْ اه ِدِن ِي ف َيم ْن َ ه َد ْي َت َ و َ ع ِافِن ِي ف َيم ْن َ ع َافْي َت َ و َ تَول ُهّم ٰ ّ َلل ا َ َك َ تْق ِض َي و اَ ل ِ ّن م َ ا ق َضْي َت ا َ َ قِن َي شّر َ ْع َط ْي َت َ و ِ ل ِي ف َيما ا ِ ْك ِ ْي َت َ و َ بار َّ َتَول َ ْي َت َ ْي َت َ تَب َار ْك َت َ و َ تَعال م ْن َ وال َ ُ َ ُه اَ ل َ يِذّل ِ ّن َ ْي َك ا ُيْق ٰض َى عل Okunuşu: “Allâhümmehdinî fîmen hedeyte ve ‘âfinî fîmen ‘âfeyte ve tevellenî fîmen tevelleyte ve bâriklî 409 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM fîmâ a’tayte ve kınî şerra mâ kadayte inneke takdî ve lâ yükdâ ‘aleyke innehû lâ yezillü mev vâleyte tebârakte ve te’âleyte.” Anlamı: “Allah’ım! Hidayet ettiğin kimselerle birlikte bana da hidayet et, âfiyet verdiğin kimselerle birlikte bana da âfiyet ver, yüz çevirdiğin kimselerden benim de yüz çevirmemi nasip et, bana verdiğin nimetleri bereketli kıl, hükmettiğin şeylerin şerrinden beni koru, şüphesiz hükmü Sen veriyorsun, Sana karşı hüküm verilemez. Şüphesiz ki Senin dost edindiğin kimseler rezil olmaz. Sen, eksikliklerden münezzehsin ve şanı yüce olansın.” (İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 945) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.); yüce Allah’tan; -İman, hidayet ve mü’min kimselerle birlikte olabilmeyi, - Afiyet, dünya ve ahiret nimetlerini, -Allah’ın razı olmadığı kimselerle birlikte olmamayı, -Her türlü şerden korunmayı istemektedir. يم ور َ ر ِح ٌ َ َك َ غ ُف ٌ ِ ّن ل َي و ْار َح ْم ِن َي و َ ت َج َاوْز َ ع ِّن َي و ْ اع ُف َ ع ِّن َي فإ َ ْ اغ ِفْر ِ ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî verhamnî ve tecâvez ‘annî va’fü ‘annî fe-inneke ğafûrur-rahîm.” Anlamı: “Allah’ım! Beni bağışla, bana merhamet et, beni cezalandırmaktan vazgeç ve beni affet, şüphesiz Sen çok bağışlayan, çok merhametli olansın.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 1, No: 29148) ْن َت َ ف ْ اغ ِفْر َ اَ أ ّل ِ ُ ُن َ وب إ ْ ًما َ ك ِثريًا َ و َال َ يْغ ِفُر ّ الذ َ ْم ُت َ نْف ِس ُي ظل ِ ِّن َي ظل َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا 410 DUALAR َ ِح ُيم ْ َغ ُف ُور ّ الر ْن َت ال َ َ َك أ ِ ّن ع ْن ِد َك َ و ْار َح ْم ِني إ م ْن ِ ِل َي م ْغ ِفَرًة ِ Okunuşu: “Allâhümme innî zalemtü nefsî zulmen kesîrâ. Ve lâ yeğfiruz-zünûbe illâ ente feğfirlî meğfiratemmin ‘ındike verhamnî inneke entel-ğafûrur-rahîm.” Anlamı: “Allah’ım! Ben gerçekten nefsime çok zulmettim, günahları ancak Sen bağışlarsın, beni katından bir mağfiret ile bağışla, bana merhamet et, şüphesiz Sen çok bağışlayansın, çok merhametli olansın.” (Tirmizî, De’avât, 98; İbn Ebî Şeybe, Dua, 35, No: 29345) َ ُم ْعل َ ِ ۪ه َ وَم ْ ا أن َت أ ّ ِ ُي كل ْمر َ ِ ْسَر ِاف ِي في أ ل َي خ ِط َيئ ِت َي و َجْهِل َي وإ َر ِّب ْ اغ ِفْر ِ ُ َ ذِل َك ل َي خ َط َاي َ اي َ و َع ْم ِد َي و َجْهِل َي و َهْزِل َي و ُك ّل َ ْ اغ ِفْر ِ ُهّم ٰ ّ َلل ِّ ا مني ِبِه ِ َ ْن ُت ْعل َ َ ْسَرْر ُت َ وَما أ َ ْر ُت َ وَما أ َ ّخ َ ْم ُت َ وَما أ َ َ قّد لي ما َ ْ اغ ِفْر ِ ُهّم ٰ ّ َلل ِع ْن ِدي . ا ير ْ ٍء َ قِد ٌ ِ َ شي َ ُى ك ّل ْن َت َ عل َ ْ ُمَؤ ِّخُر َ وأ ْن َت ال َ ِ ُم َ وأ ْ َم َق ّد ْن َت ال َ أ Okunuşu: “Rabbiğfirlî hatîetî ve cehlî ve isrâfî fî emrî küllihî ve mâ ente a’lemü bihî minnî. Allâhümmeğfirlî hatâyâye ve ‘amdî ve cehlî ve hezlî ve küllü zâlike ‘ındî. Allâhümmeğfirlî mâ kaddemtü ve mâ ahhartü ve mâ esrartü ve mâ a’lentü entel-mükaddimü ve entel-müe’hhıru ve ente ‘alâ külli şey’in kadîr.” Anlamı: “Rabbim! Bütün işlerimdeki ölçüsüzlüğümü, cahilliğimi ve hatamı bağışla. Sen bunları benden daha iyi biliyorsun. Allah’ım! Hatalarımı, bilerek, cahillikle ve dalgınlıkla yaptığım kusurlarımı bağışla. Bunların hepsi bende mevcuttur. 411 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Allah’ım! Yaparak ve geciktirerek işlediğim, açıktan ve gizli olarak işlediğim kusurlarımı bağışla. Sen, öne alan ve önce olansın. Sen, geriye bırakan ve sonsuz olansın. Senin her şeye gücün yeter.” (Buhârî, De’avât, 60; Müslim, Dua, 70; bk. Hâkim, De’avât, No: 1883, I, 511; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 954, 957; İbn Ebî Şeybe, Dua, 42, No: 29383) ْ ُت َ وَم َ ا ع َم ْد ُت َ وَما َ ْخ َطأ َ ْن ُت َ وَما أ ْعل َ َ ْسَرْر ُت َ وَما أ ل َي ما أ َ ْ اغ ِفْر ِ ُهّم ٰ ّ َلل ا ْ ُت ِل َعِل ْم ُت َ وَم َ ا جه Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî mâ esrartü ve mâ a’lentü ve mâ ahta’tü ve mâ ‘amettü ve mâ ‘alimtü ve mâ cehiltü.” Anlamı: “Allah’ım! Gizli olarak işlediğim günahlarımı, açıktan işlediğim günahlarımı, hatâen işlediğim ve bilerek yaptığım günahlarımı, bildiğim ve bilmediğim bütün günahlarımı bağışla.” (Hâkim, De’avât, No: 1880, I, 510; bk. İbn Ebî Şeybe, Dua, 15, No: 29228) ْ َخ َط َاي َ ا ك َما ْ ِب ِي م َن ال ْنِق َ قل َ ْ رَبَِد َ وأ ِ َ وال ْج َل َ ْ اغ ِسْل َ خ َط َاي َ اي ِ بَم ِاء ّ الث ُهّم ٰ ّ َلل ا َ َن ِس َ وَب ِ اع ْد َ بْي ِن َي وَبينْ َينْ َ خ َط َاي َ اي َ ك َما م َن ّ الد ْبَي َض ِ أْ َ َ ْو َب ال ْنَق ْي َت ّ الث َ أ ِ ِب ْ َم ْغر ِ ِق َ وال ْ َم ْشر َب َ اع ْد َت َ بينْ َينْ ال Okunuşu: “Allâhümmeğsil hatâyâye bi-mâisselci velberadi ve enkı kalbî minel-hatâyâ kemâ enkaytes-sevbelebyada mined-denesi ve bâ’ıd beynî ve beyne hatâyâye kemâ bâ’adte beynel-meşrikı vel-meğribi.” Anlamı: “Allah’ım! Hatalarımı kar ve soğuk su ile temizle, kalbimi hatalardan beyaz elbiseleri kirlerden temizlediğin gibi temizle, benimle günahlarımın arasını doğu ile batı arası kadar uzaklaştır.” (Buhârî, De’avât, 38, 43–45; Müslim, Dua, 49;Tirmizî, De’avât, 77; Nesâî, İsti’aze, 17; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 955–956) 412 DUALAR ِ اَْ ال ْع َم ِال َ ْ اه ِدِن ِي ل َص ِالح ُهّم ٰ ّ َلل ل َي خ ِطَئ ِت َي و َ ع ْم ِد ِي ا َ ْ اغ ِفْر ِ ُهّم ٰ ّ َلل ا َ ْن َت اَ ا ِّل ّي ِئَها ا ِ ُف َ ع ْن َ سِ َ ُه َال َ يْهِد ِي ل َص ِال ِحَه َ ا و اَ ل َ ي ْصر ِ ّن َو اَْ ال ْخ َالِق ا Okunuşu: “Allâhümmeğfirlî hatîetî ve ‘amdî. Allâhüm-mehdinî li-sâlihıl-a’mâli vel-ahlâkı innehû lâ yehdî li-sâlihıhâ ve lâ yasrifü ‘an seyyi’ihâ illâ ente.” Anlamı: “Allah’ım! Bilerek ve hata ile işlediğim günahlarımı bağışla. Allah’ım! Bana işlerin ve ahlâkın en iyisini nasip et. İşlerin ve ahlâkın en iyisini ancak sen nasip edersin, kötüsünden de ancak sen alıkoyarsın.” (Heysemî, Ed’ıye, 33, No: 17365) Zikrettiğimiz bu altı duada Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan; gizli-aşikâr, bilinçli-bilinçsiz, kasıtlı- kasıtsız, bildiği-bilmediği, eskiden veya yeni işlediği, nefsine veya başkalarına yönelik, az veya çok bütün günahlarının bağışlanmasını, bütün günahlarından arınmasını; son duada iyi işler ve güzel ahlâk istemektedir. Allah’ın af, mağfiret ve rahmetini elde edebilmek için duada Allah’ın güzel isimlerini; çok merhametli (rahîm), çok bağışlayan (ğafûr) ve her şeye gücü yeten (kadîr) olduğunu zikretmiştir. ِتي َّ ل ُي دْنَي َ اي ال َ ْصِل ْح ِ ِ َي وأ ْمر َ ع ْصَمُة أ ِذ ُي هَو ِ َّ َل ل ِي د ِيني ا َ ْصِل ْح ِ َ أ ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ َي َادًة ْ َحَي َاة ز ِ ال ِت ِي ف َيه َ ا م َع ِاد َي و ْ اجَعل َّ ٰ ِخَرِتي ال لي آ َ ْصِل ْح ِ ِف َيه َ ا م َع ِ اش َي وأ ٍ ِ َ شّر ل ِي م ْن ُ ك ّل ْ َمْو َت َ ر َ احًة ِ ِ ال ٍ َ و ْ اجَعل ِ َ خرْي ِل ِي ف ُي ك ّل Okunuşu: “Allâhümmeslıhlî dînî ellezî hüve ‘ısmetü emrî. Ve aslıhlî dünyâyelletî fîhâ me’âşî. Ve aslıhlî âhıratilletî fîhâ me’âdî. Vec’alil-hayâte ziyâdetel-lî fî külli hayrin. 413 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Vec’alil-mevte râhatellî min külli şerrin.” Anlamı: “Allah’ım! Her işimin koruyucusu olan dinim ile beni ıslah eyle, kurtuluşa erdir. İçinde yaşadığım, geçimimi sağladığım dünyamı benim için ıslah eyle, hayırlı kıl. Gidip ebedî yaşayacağım ahiret hayatımı benim için hayırlı eyle. Hayatımda her türlü hayrı ziyadesiyle ihsan eyle. Ölümümü de her türlü şerlerden muhafaza eyle.” (Müslim, Dua, 71) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.); yüce Allah’tan; -Dinini yaşayabilmesini, dünyasını ma’mur etmesini, -Ahiretini mes’ut etmesini, hayatını bereketli yapmasını, -İmanla ölebilmesini istemektedir. Bu dua örneğinde dünyevî ve uhrevî, maddî ve manevî bütün istekler veciz bir şekilde ifade edilmiş, ayrıca dinin, dünya ve ahiret hayatının birlikte kazanılmasının önemine de vurgu yapılmıştır. َ َك ِ ُغ ِن ُي ح ّب ّ ِذ ُي يَبل َّ ْ َع َمَل ال م ْن ُ ي ِح ّبُ َك َ وال َ َك َ و ُح ّبَ َ َُل َك ُ ح ّب َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ ِد ْ َبار ْ َم ِاء ال َ ْهِل َي وِم َن ال م ْن َ نْف ِس َي وأ ِ َّ َي ِل َ َح ّبَ إ َ َك أ َ ْ اجَع ْل ُ ح ّب ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümme innî es’elüke hubbeke ve hubbe mey yühıbbüke vel-amelellezî yübelliğunî hubbeke. Allâhümmec’al hubbeke ehabbe ileyye min nefsî ve ehlî ve minel-mâil-bâridi.” Anlamı: “Allah’ım! Sevgini, Seni seven kimsenin sevgisini ve sevgine ulaştıracak ameli istiyorum. 414 DUALAR Allah’ım! Sevgini, bana canımdan, ailemden ve soğuk sudan daha sevimli eyle.” (Tirmizî, De’avât, 74) ع ْن َد َك م ْن َ يْن َف ُع ِن ُي ح ّبُ ُه ِ َ َك َ و ُح ّبَ َ َ ْ ارُزْقِن ُي ح ّب ُهّم ٰ ّ َلل ا ل ِي ف َيم ُ ا ت ِح ّبُ . ًَة ِ ْ ُه ُ قّو ُ ِح ّبُ َ ف ْ اجَعل م َ ا رَزْقَت ِن ِي م ّمَا أ َ َ ُهّم ٰ ّ َلل ا ل ِي ف َيم ُ ا ت ِح ّبُ ْ ُه َ فَر ً اغا ِ ُ ِح ّبُ َ ف ْ اجَعل م َ ا زَوْي َت َ ع ِّن ِي م ّمَا أ َ َ ُهّم ٰ ّ َلل ا Okunuşu: “Allâhümmerzüknî hubbeke ve hubbe meyyenfe’unî hubbühû ‘ındeke. Allâhümme mâ razektenî mimmâ ühıbbü fec’alhü kuvvetel-lî fîmâ tühıbbü. Allâhümme mâ zeveyte ‘annî mimmâ ühıbbü fec’alhü ferâğal-lî fîmâ tühıbbü.” Anlamı: “Allah’ım! Bana sevgini, Senin katında sevgisi bana fayda verecek kimsenin sevgisini ihsan eyle. Allah’ım! Sevdiklerimden bana verdiğin nimetleri sevdiğin şeyler için bana kuvvet kıl. Allah’ım! Sevdiklerimden geri aldığın şeyleri, sevdiğin şeyleri (yapmam) için bana boş zaman kıl.” (Tirmizî, De’avât, 75) Bu dualarında Peygamberimiz (s.a.s.) yüce Allah’tan; -Allah sevgisini, Allah’ı her şeyden çok sevebilmeyi, Allah’ı sevenlerin sevgisini, Allah sevgisini kazanmaya sebep olacak amelleri işleyebilmeyi istemektedir. Bu duada Allah sevgisine çok kuvvetli vurgu yapılmaktadır. 415 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ٰ َه ِل م ِّن اَي ل إ ِ َث ِ َْوار ْ ُه ال ِ َي و ْ اجَعل َ َ ع ِافِن ِي ف َي ج َس ِد َي و َع ِافِن ِي ف َي ب َصر ُهّم ٰ ّ َلل ا هِ َ ر ِّب ْ َح ْم ُد للِّللِ ٰ ِ َ وال ْ َع ِظيم ْ َعْر ِش ال هِ َ ر ِّب ال ِ ُيم ُ س ْب َح َان ّ الل ٰ ْ َكر ْ َحِل ُيم ال اَ ّ الل هٰ ُ ال ّل ِ إ َ ِم َني ْ َعال ال Okunuşu: “Allâhümme ‘âfinî fî cesedî ve ‘âfinî fî besarî vec’alhül-vârise minnî lâ ilâhe illallâhül-halîmül-kerîm. Sübhânellâhi rabbil-‘arşil-azîm. Vel-hamdü lillâhi rabbil‘âlemîn.” Anlamı: “Allah’ım! Bedenime sağlık ver, gözüme sağlık ver, sağlığı benim varisim kıl (son nefesime kadar beni sağ- lıklı eyle). Halîm ve kerim olan Allah’tan başka ilâh yoktur. Ulu Arş’ın sahibi Allah’ı noksan sıfatlardan tenzih ederim. Her türlü övgü âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur.” (Tirmizî, De’avât, 67; İbn Ebî Şeybe, Dua, 23, No: 29305) Peygamberimiz (s.a.s.), bu duasında yüce Allah’tan ömür boyu sağlık istemektedir. Sağlıklı kalabilmek için sağlık ve koruyucu hekimlik kurallarına uyulması gerekir. Bu duasında da Peygamberimiz (s.a.s.), Allah’ın gü- zel isimlerinden üçünü çok sabırlı, teenni ile hareket eden, aceleci ve fevri olmayan (halîm), çok değerli (kerîm) ve yüce Arş’ın Rabbi oluşunu zikretmiş, ayrıca her türlü övgünün Allah’a ait olduğunu, O’nun her türlü noksanlıklardan münezzeh olduğunu dile getirmiştir. ِ ُي ن ً ورا َ وِف َي س ْم ِع ُي ن ً ورا َ و َع ْن ْ ِب ُي ن ً ورا َ وِف َي ب َصر ف َي قل َ ْ اجَع ْل ِ ُهّم ٰ ّ َلل ا َم ِام ُي ن ً ورا َ ِ ُي ن ً ورا َ وَفْوِق ُي ن ً ورا َ وَت ْحِت ُي ن ً ورا َ وأ َيِم ِين ُي ن ً ورا َ و َع ْن َ ي َسار ل ُي ن ً ورا ْ ِف ُي ن ً ورا ْ واجَع ْل ِ َو َخل 416 DUALAR Okunuşu: “Allâhümmec’al fî kalbî nûrâ ve fî basarî nûrâ, ve fî sem’î nûrâ ve ‘an yemînî nûrâ ve ‘an yesârî nûrâ ve fevkî nûrâ ve tahtî nûrâ ve emâmî nûrâ ve halfî nûrâ, vec’allî nûrâ.” Anlamı: “Allah’ım! Kalbimde nûr var et, gözümde nûr var et, kulağımda nûr var et, sağ yanımda nûr var et, sol yanımda nûr var et, üst tarafımda nûr var et, alt tarafımda nûr var et, önümde nûr var et, arkamda nûr var et, beni nûrlu yap.” (Buhârî, De’avât, 10) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), Allah’tan manevî ışık (nûr), hidayet ve Kur’ân’ın aydınlığında bir hayat istemektedir. ل َي واَل َّ َ و ْام ُكْر ِ َي َّ َ و ْان ُصْرِن َي واَل َ تْن ُصْر َ عل َي ِ َ عل تْعن ِع ِّن َي واَل ُ َ َر ِّب أ َّ َ ر ِّب َي َ َى م ْن َ ب ٰغ َى عل ْ ُهَد َى و ْان ُصْرِن َي عل لي ال َّ َ و ْ اه ِدِن َي وَي ِّسْر ِ َتْم ُكْر َ علي َ ْي َك ِل م ْخِب ًتا إ َ َك ُ م ْطَو ً اعا ل َ َك ِ َ ً ابا ل َ َك َ ر ّه َ ً ارا ل َ َك َ ذ ّك َ ً ارا ل َ َك َ ش ّك ْ ِني ل ْ اجَعل ِج ْب َ د ْعَوِت َي وَثِّب ْت َ َ ْل َ تْوَبِت َي و ْ اغ ِسْل َ حْوَبِت َي وأ م ِن ًيبا َ ر ِّب َ تَق ّب َ ً اها ُ ّو َ أ ِي ْ ِب َي و ْ اسُلْل َ س ِخ َيمَة َ ص ْدر ل َس ِان َي و ْ اه ِد َ قل ِ ْد ِ ُح ّجَ ِت َي و َس ّد Okunuşu: “Rabbi e’ınnî ve lâ tu’ni ‘aleyye vensurnî ve lâ tensur ‘aleyye vemkürlî ve lâ temkür ‘aleyye vehdinî ve yessirlil-hüdâ vensurnî ‘alâ men beğâ ‘aleyye. Rabbic’alnî leke şekkârâ. Leke zekkârâ. Leke rahhâbâ. Leke mıtvâ’â. Leke muhbitâ. İleyke evvâhen münîbâ. Rabbi tekabbel tevbetî, va’ğsil havbetî ve ecib da’vetî ve sebbit huccetî ve seddid lisânî, vehdi kalbî, veslül sehîmete sadrî.” 417 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Anlamı: “Rabbim! Bana yardım et, aleyhime olan şeylere yardım etme. Bana zafer ver, aleyhime zafer verme. Lehime tertip kur, aleyhime tertip kurma. Bana hidayet et ve hidayeti bana kolaylaştır. Bana zulmeden kimseye karşı yardım et. Rabbim! Beni Sana çok şükreden, Seni çok zikreden, Senden çok korkan, Sana itaat eden, Sana saygı gösteren, Sana yönelen ve tövbe eden kimse yap. Rabbim! Tövbemi kabul et, günahımı temizle, duamı kabul buyur, delilimi sabit kıl, dilimi doğru yap, kalbime hidayet ver, göğsümün kin ve hasedini çıkar.” (Tirmizî, De’avât, 114; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 947; İbn Ebî Şeybe, Dua, 42, No: 29381) Bu duasında Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan şu hususları istemektedir: -Yardım, başarı, hidayet, - Nimetlere şükredebilme, Allah’ı çok zikredebilme, Allah’tan korkabilme ve Allah’a itaat edebilme, -Tövbe edebilme, af, mağfiret ve duasının kabul olması, -Doğru sözlü olabilme ve kinden uzak kalabilme. Bu istekler, dinî hayat için önemli hususlardır. َُل َك َ ْسأ ِ َيمَة ّ الرُ ْشِد َ وأ َُل َك َ عز َ ْسأ ِ َ وأ ْمر أْ َ في ال َ َب َ ات ِ َ ْس ُأل َك ّ الث ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا ْ ًبا َ سِل ً يما ل َس ً انا َ ص ِاد ًقا َ وَقل َُل َك ِ َ ْسأ ع َب َادِت َك َ وأ نْع َم ِت َك َ و ُح ْس َن ِ ُش ْكَر ِ م ّمَا َ ْسَت ْغ ِفُرَك ِ َ ُم َ وأ م َ ا تْعل َ ِ م ْن َ خرْي َُل َك ِ َ ْسأ َ ُم َ وأ م َ ا تْعل َ ِ م ْن َ شّر ُع ُوذ ِ ب َك ِ َ َوأ ْ ُغ ُي ِوب اَ ُم ال ْن َت َ عّل َ َ َك أ ِ ّن َ ُم إ َتْعل Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükes-sebâte fi’l-emri. 418 DUALAR Ve es’elüke ‘azîmeter-ruşdi. Ve es’elüke şükra ni’metike ve husne ‘ıbâdetike. Ve es’elüke lisânen sâdikan ve kalben selîmen. Ve e’ûzü bike min şerri mâ te’lemü Ve es’elüke min hayri mâ te’lemü Ve esteğfiruke mimmâ te’lemü inneke ente ‘allâmü’lğuyûb.” Anlamı: “Allah’ım! Senden dinde sebat etmemi istiyorum. Senden doğrulukta kararlı olmak istiyorum. Senden nimetlerine şükretmek ve ibadetlerini en güzel biçimde yapmak istiyorum. Senden doğru söyleyen bir dil, sağlıklı ve sana teslim olan bir kalp istiyorum. Bildiğin her zararlı şeyin şerrinden sana sığınıyorum. Bildiğin her hayırlı şeyi istiyorum. Bildiğin her günah için bağışlamanı diliyorum. Sen gizli olan şeyleri çok iyi bilensin.” (Tirmizî, De’avât, 23; İbn Ebî Şeybe, Dua, 35, No: 35, 29349) َُل َك ُ ش ْكَر َ ْسأ ِ َيمَة ّ الرُ ْشِد َ وأ ِ َ و َعز ُمور أْ َ في ال َ ْث ِب َيت ِ َ ْس ُأل َك ّ الت ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا ْ ًبا َ سِل ً يما َ وِل َس ً انا َ ص ِاد ًقا َ و ُخُل ًقا َُل َك َ قل َ ْسأ ع َب َادِت َك َ وأ ِنْع َم ِت َك َ و ُح ْس َن ِ ُع ُوذ ِ ب َك َ َ ُم َ وأ م َ ا تْعل َ ِ م ْن َ خرْي َُل َك ِ َ ْسأ َ ُم َ وأ ل َم َ ا تْعل َ ْسَت ْغ ِفُرَك ِ ُم ْسَت ِق ً يما َ وأ 419 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ْ ُغ ُي ِوب اَُم ال ْن َت َ عّل َ َ َك أ ِ ّن َ ُم إ م َ ا تْعل َ ِ ِم ْن َ شّر Okunuşu: “Allâhümme innî es’elüket-tesbîte fil-umûri ve ‘azîmeter-ruşdi. Ve es’elüke şükre ni’metike ve husne ‘ıbâdetike. Ve es’elüke kalben selîmev ve lisânen sâdikav ve hulü- kan müstekîmâ. Ve esteğfiruke limâ ta’lemü. Ve es’elüke min hayri mâ ta’lemü. Ve e’ûzü bike min şerri mâ ta’lemü. İnneke ente ‘allâmül-ğuyûb.” Anlamı: “Allah’ım! Senden bütün hayırlı işlerde sebat etmeyi ve doğruda kararlı olmayı istiyorum. Senden nimetlerine şükretmek ve Sana en güzel biçimde ibadet etmek istiyorum. Allah’ım! Sana teslim olan bir kalp, doğru sözlü bir dil ve dosdoğru bir ahlâk istiyorum. Bildiğin günahlarımı bağışlamanı istiyorum. Bildiğin her türlü hayırdan istiyorum. Bildiğin bütün şerlerden sana sığınıyorum. Şüphesiz Sen gaypları en iyi bilensin.” (Hâkim, De’avât, No:1872; bk. İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 935) Bu dualarında Peygamberimiz (s.a.s.), yüce Allah’tan 8 420 DUALAR şey istemektedir: -Dinde / imanda sebat, doğrulukta devamlı olmak, nimetlere şükredebilmek, ibadetleri en güzel biçimde yapabilmek, doğru sözlü olmak, müslüman bir kalp, hayırlı şeyler, af ve mağfiret. Ayrıca her türlü kötü ve şer olan şeylerden de Allah’a sığınmaktadır. ِ َ وَن ِّجَنا َ ْصِل ْح َ ذ َ ات َ بْي ِن َن َ ا و ْ اه ِد َن ُ ا س ُبَل ّ السَ لاَم ِ ْف َ بينْ َينْ ُ قُل ِوبَن َ ا وا ّ ل َ َ أ ُهّم ٰ ّ َلل ا م ْنَه َ ا وَم َ ا ب َط َن م َ ا ظَهَر ِ ْ َفَو ِ اح َش َ ِ َ و َج ِّن ْب َنا ال ُور ٰ ّ ى الن ِل ُ ُل َم ِ ات إ ِم َن ّ الظ َ ِاتَن َ ا وُت ْب ِ ّي ْزَو ِ اجَن َ ا وُذّر َ ِ َن َ ا وُقُل ِوبَن َ ا وأ ْب َصار َ َ ْس َم ِ اع َن َ ا وأ َ َن ِ ا في أ ِ ْك ل َوَبار م ْث ِن َني َ ِبها لِن َع ِم َك ُ ِ َين ِ ْ َن َ ا ش ِ اكر َّ ِرح ُيم َ و ْ اجَعل َ ُ اب ال َ ّو ْن َت ّ الت َ َ َك أ ِ ّن َ ْي َنا إ َعل َ ْي َنا ِتّمَ َه َ ا عل َ ََه َ ا وأ َ ْي َك َ ق ِابِل َني ل َعل Okunuşu: “Allâhümme ellif beyne kulûbinâ. Ve aslih zâte beyninâ Vehdinâ sübüle’s-selâm Ve neccinâ mine’z-zulümâti ile’n-nûr Ve cennibne’l-fevâhışe mâ zahara minhâ ve mâ batane Ve bârik lenâ fî esmâ’ınâ ve ebsârinâ ve kulûbinâ ve ezvâcinâ ve zürriyyâtinâ. Ve tüb ‘aleynâ inneke entet-tevvâbür-rahîm. Vec’alnâ şâkirîne li-ni’amike müsnîne bihâ ‘aleyke kâbilîne lehâ ve etimmehâ ‘aleynâ.” 421 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Anlamı: “Allah’ım! Kalplerimizi birleştir, aramızı ıslah et, bize kurtuluş yollarını göster, bizi karanlıklardan aydınlığa çıkar, bizi her türlü çirkinliklerden, açığından ve gizlisinden uzaklaştır. Bize kulaklarımızı, gözlerimizi, kalplerimizi, eş- lerimizi ve neslimizi mübarek eyle. Tövbelerimizi kabul eyle, şüphesiz ki Sen tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametlisin. Bizi nimetlerine şükredenler, nimetlerinle seni övenler, verdiğin nimetleri kabul edenler eyle ve bize nimetlerin devamını ihsan eyle.” (Hâkim, Te’min, No:977; İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 996) Peygamberimiz, Uhud Savaşı esnasında Müslümanları saf yapıp önlerine geçmiş ve şöyle dua etmiştir: ل َم َ ا قَب ْض َت ل َم َ ا ب َس ْط َت َ واَل َ ب ِ اس َط ِ م ِانَع ِ َ َال َ ُهّم ٰ ّ َلل ُه ا ُّ ْ َح ْم ُد ُ كل َ َك ال َ ل ُهّم ٰ ّ َلل ا ل َم َ ا م َن ْع َت ِ َ م ْع ِطي ل َم ْن َ ه َد ْي َت َ واَل ُ ِ َ م ِضّل ْ َت َ واَل ُ َل َ ْضل ل َم ْن أ َواَل َ ه ِادَي ِ َ ْب َت ل َم َ ا قّر م َب ِ اع َد ِ ل َم َ ا ب َ اع ْد َت َ واَل ُ ِ َب ِ م َقّر ْع َط ْي َت َ واَل ُ َ ل َما أ م ِانَع ِ َواَل َ ِ ْزِق َك َ ْي َن ِ ا م ْن َ بَر َك ِات َك َ وَر ْح َم ِت َك َ وَف ْضِل َك َ ور َ ْ اب ُس ْط َ عل ُهّم ٰ ّ َلل ا ْ َخْوِف ْم َن َ يْوَم ال أْ َ ْ ِق َي َامِة َ وال َ ِع َيم َ يْوَم ال َُل َك ّ الن َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا َ ْي َنا ِل َ َ ح ِّب ْب إ ُهّم ٰ ّ َلل م َ ا م َن ْع َت َنا ا َ ِ ْع َط ْي َت َن َ ا و َشّر َ ما أ َ ِ ذ ِ ب َك ْ ِم َن شّر ٌ َ َ ع ِائ ُهّم ٰ ّ َلل ا ْ ِع ْصَي َان ْ ُف ُس َوق َ وال ْ ُك ْفَر َ وال َ ْي َنا ال ِل ِ ْه إ َ َ و َكّر ف ُي قُل ِوبنا ِ َيم َان َ وَزِّيْنُه ِ إْال ِ ِشد َين َا ْ َن ِ ا م َن ّ الر َو ْ اجَعل ْ ِح ْق َن ِ ا ب ّ الصَ ِال ِح َني َ غرْيَ ل َ َ ْحِي َن ُ ا م ْسِلِم َني َ وأ َ َن ُ ا م ْسِلِم َني َ وأ َ َ تَوّف ُهّم ٰ ّ َلل ا َ َك ِ ُي َون ُ ر ُسل ِذ َين ُ ي َك ّذ َّ ْ َكَفَرَة ال ِ ال َ َ ق ِاتل ُهّم ٰ ّ َلل م ْف ُت ِون َني ا َخَز َاي َ ا و َال َ ِ ْ َح ّق ٰ َه ال ِل ِ ْجَزَك َ و َع َذ َاب َك إ ِ ْم ر َ ْيه ُ َون َ ع ْن َ سِب ِيل َك َ و ْ اجَع ْل َ عل َوَي ُص ّد Okunuşu: “Allâhümme lekel-hamdü küllühû. 422 DUALAR Allâhümme lâ mâni’a limâ besatte ve lâ bâsita limâ kabazte ve lâ hâdiye limen edlalte ve lâ mudılle limen hedeyte ve lâ mu’tıye limâ mena’te ve lâ mâni’a limâ a’tayte ve lâ mukarribe limâ bâ’atte ve lâ mübâ’ıde limâ karrebte. Allahümmebsut ‘aleynâ min berakâtike ve rahmetike ve fadlike ve rızkıke. Allâhümme innî es’elüken-na’îme yevmel-kıyâmeti vel-emne yevmel-havfi. Allâhümme ‘âizün bike min şerri mâ a’taytenâ ve şerri mâ mena’tenâ. Allâhümme habbib ileynel-îmâne ve zeyyinhü fî kulûbinâ ve kerrih ileynel-küfra vel-füsûka vel‘ısyâne vec‘alnâ miner-râşidîn. Allâhümme teveffenâ müslimîne ve ahyinâ müslimîne ve el-hıknâ bis-sâlihîne ğayra hazâyâ ve lâ meftûnin. Allâhümme kâtili’l-keferate’l-lezîne yükezzibûne rusuleke ve yesuddûne ‘an sebîlike vecal ‘aleyhim riczeke ve ‘azâbeke ilâhe’l-hakkı.” Anlamı: “Allah’ım! Her türlü övgü Sana mahsustur. Allah’ım! Senin bolca verdiğine mani olacak yoktur, kıstı- ğını açacak da yoktur. Dalalette bıraktığına hidayet verebilecek yoktur, hidayet ettiğini de sapıtabilecek kimse yoktur. Men ettiğini verecek kimse yoktur, verdiğine de mani olacak kimse yoktur. Uzaklaştırdığını yakınlaştırabilecek yoktur, yakınlaş- tırdığını da uzaklaştıracak kimse yoktur. 423 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Allah’ım! Lütfun, rahmetin ve bereketlerinden ve rızkından bana aç, bolca ihsan eyle. Allah’ım! Kıyamet gününde cennet, korku gününde güven istiyorum. Allah’ım! Verdiğin ve vermediğin şeylerin şerrinden sana sığınıyorum. Allah’ım! Bize imanı sevdir, kalplerimizi imanla süsle. Bize küfrü, itaatsizliği ve isyanı sevdirme, kerih göster, bizi doğru yolu bulanlardan eyle. Allah’ım! Müslümanlar olarak canımızı al, müslümanlar olarak dirilt, rezil olmadan ve fitneye uğramadan sâlih kullarının arasına dâhil eyle. Allah’ım! Peygamberlerini yalanlayan ve insanları Senin yolundan alıkoyan şu kâfirleri helâk et, onlara rezillik ve azap ver. (Sen) gerçek ilâhsın Allah’ım.” (Hâkim, De’avât, No:1868) ُ ْنَيا ِ َين َ ر ْح ٰم َن ّ الد ْ ُم ْض َطّر م ِج َيب َ د ْعَوِة ال ُ ِ ْ َغ ّم ِ َ ك ِ اش َف ال ْ َهّم ِ َج ال َ َ فار ُهّم ٰ ّ َلل ا تْغ ِن ِين ِي بَه َ ا ع ْن ْن َت َ تْر َح ُم ِن َي ف ْار َح ْم ِن ِي بَر ْح َمٍة ُ َ َوال آْ ِخَرِة َ وَر ِح َيمُهَما أ م ْن ِ سَو َ اك َر ْح َمٍة ِ Okunuşu: “Allâhümme fâricel-hemmi, kâşifel-ğammi, mücîbe da’vetil-muttarrîne rahmâned-dünyâ vel-âhırati ve rahîmehümâ ente terhamünî ferhamnî bi-rahmetin tüğnînî bihâ ‘an rahmetin min sivâke.” Anlamı: “Kederleri gideren, sıkıntıları kaldıran, zor durumda kalanların dualarını kabul eden, dünya ve ahiretin rahmanı ve rahîmi olan Allah’ım! Bana ancak sen merhamet 424 DUALAR edersin, bana Senden başka hiç kimsenin merhametine ihtiyaç duymayacak bir merhamet ihsan eyle.” (Hâkim, De’avât, No:1898) َ ْهِل َي وَم ِالي ف ِي د ِين َي وُدْنَي َ اي َ وأ ْ َع ِافَيَة ِ ْ َع ْفَو َ وال َُل َك ال َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ اَلل ٰ ِم ْن َ رْو َع ِاتي َ ْ اسرُْت َ عْوَر ِات َي وا ُهّم ٰ ّ َلل ا ْ ِف َي و َع ْن َ يِم ِين َي و َع ْن ِ ش َم ِال َي وِم ْن ِ َ يَد ّيَ َ وِم ْن َ خل َ ْ احَف ْظِن ِي م ْن َ بينْ ُهّم ٰ ّ َلل ا م ْن َ ت ْحِتي ِن ْ اغ َت َال ِ َ ُع ُوذ ِ بَع َظ َم ِت َك أ َ َفْوِق َي وأ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elükel-‘afve vel-‘âfiyete fî dînî ve dünyâye ve ehlî ve mâlî. Allâhümmestür ‘avrâtî ve âmin rav’âtî. Allâhümme’hfaznî min beyni yedeyye ve min halfî ve ‘an yemînî ve ‘an şimâlî ve min fevkî ve e’ûzü bi-’azametike eniğtâle min tahtî.” Anlamı: “Allah’ım! Dinim, dünyam, ailem ve malım hakkında af ve âfiyet istiyorum. Allah’ım! Açıklarımı ört, korkularımı gider ve bana güven ver. Allah’ım! Ayıplarımı ört ve korkularımı gider. Allah’ım! Beni, önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden (gökten) gelecek tehlikelere karşı koru, altımdan (yerden) tehlikelerden Senin azametinle sığınırım.” (Hâkim, De’avât, No:1902, I, 517; İbn Hıbbân, Ed’ıye, 961; İbn Ebî Şeybe, Dua, 22, No:29269) ِ َ و َخرْيَ َ َجاح ُ َع ِاء َ و َخرْيَ ّ الن َ ِة َ و َخرْيَ ّ الد ل َ ْ َم ْسأ َُل َك َ خرْيَ ال َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا 425 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM ْ َم َم ِ ات َ وَثِّب ْت ِن َي وَثّقِ ْل ْ َحَي ِاة َ و َخرْيَ ال ََو ِ اب َ و َخرْيَ ال ِ َ و َخرْيَ ّ الث ْ َع َمل ال َ ْل َ صلاَِت َي و ْ اغ ِفْر َ خ ِط َيئ ِتي ِ َيم ِان َي و ْارَفْع َ دَر َج ِات َي وَتَق ّب ِ ِين َي و َح ّقِ ْق إ َمَواز َ ِة ْ َج ّن ٰ ِى م َن ال ْ ُعل َ َر َج ِ ات ال َُل َك ّ الد َ ْسأ َوأ َ ُه َ و َظ ِ اهَرُه َل ّو َ ِ َ و َخَو ِاتَمُه َ و َجَو ِام َعُه َ وأ ْ َخرْي َُل َك َ فَو ِاتَح ال َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا آم َني َ ِة ِ ْ َج ّن ٰ ِى م َن ال ْ ُعل َ َر َجِات ال َوَب ِ اطَنُه َ و ّ الد ْع َمُل َ و َخرْيَ َ ما أ ْفَعُل َ و َخرْيَ َ َ ما أ م ِ ا آت َي و َخرْيَ َ َُل َك َ خرْيَ َ َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ ِّني َ إ ُهّم ٰ ّ َلل آم َني ا َ ِة ِ ْ َج ّن ٰ ِى م َن ال ْ ُعل َ َر َج ِ ات ال م َ ا ظَهَر َ و ّ الد َم َ ا ب َط َن َ و َخرْيَ َ ْ ِبي ِ َر َ قل ِ َي وُت َطّه ْمر َ ِ َي وُت ْصِلَح أ ِ ْزر ِ َي وَت َضَع و ذ ْكر َ ْن َ تْرَفَع ِ َُل َك أ َ ْسأ أ َ َر َج ِ ات َُل ّ ك الد َ ْسأ ل َي ذْنِب َي وأ ْ ِب َي وَتْغ ِفَر ِ ل َي قل ِ َر ِ َوُت ْح ِص َن َ فْر ِج َي وُتَنّو آم َني َ ِة ِ ْ َج ّن ٰ ِى م َن ال ْ ُعل ال ِي ل ِي ف َي نْف ِس َي وِف َي س ْم ِع َي وِف َي ب َصر ِ َك ِ تَبار َ ْن ُ َُل َك أ َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا َ ْهِل َي وِف َي م ْحَي َ اي َ وِفي ْ ِق َي وِف ُي خُلِق َي وِفي أ َوِف ُي ر ِ وح َي وِف َي خل ٰ ِى م َن ْ ُعل َ َر َجِات ال َُل َك ّ الد َ ْسأ َ ْل َ ح َسَن ِات َي وأ َم َم ِات َي وِف َي ع َمِل َي فَت َق ّب آم َني َ ِة ِ ْ َج ّن ال Okunuşu: “Allâhümme innî es’elüke hayra’l-mes’eleti ve hayrad-dü’âi ve hayra’n-necâhi ve hayral-‘ameli ve hayres-sevâbi ve hayra’l-hayâti ve hayral-memâti. Ve sebbitnî ve sekkıl mevâzînî ve hakkık îmânî verfe’ deracâtî ve tekabbel salâtî veğfir hatîetî ve es’elükedderacâti’l-‘ulâ mine’l-cenneti. Allâhümme innî es’elüke fevâtiha’l-hayri ve havâ- timehû ve cevâmi’ahû ve evvelehû ve zâhirâhû ve bâtı- nehû ve’d-deracâti’l-‘ulâ mine’l-cenneti, âmin. 426 DUALAR Allahümme innî es’elüke hayra mâ âtî ve hayra mâ ef ’alü ve hayra mâ a’malü ve hayra mâ batane ve hayra mâ zahera ved-deracâti’l-‘ulâ mine’l-cenneti, âmin. Allâhümme innî es’elüke en terfe’a zikrî ve teda’a vizrî ve tusliha emrî ve tütahhira kalbî ve tuhsıne fercî ve tünevvira lî kalbî ve teğfira lî zenbî. Ve es’elüked-deracâti’l-’ulâ mine’l-cenneti, âmin. Allâhümme innî es’elüke en tübârike lî fî nefsî ve fî sem’î ve fî besarî ve fî rûhî ve fî halkî ve fî hulikî ve fî ehlî ve fî mahyâye ve fî memâtî ve fî ‘amelî fetekabbel hasenâtî ve es’elüke’d-deracâti’l-‘ulâ mine’l-cenneti, âmin.” Anlamı: “Allah’ım! Senden istenen şeylerin hayırlısını, duanın hayırlısını, kurtuluşun hayırlısını, işlerin hayırlısını, sevabın hayırlısını, hayatın hayırlısını, ölümün hayırlısını istiyorum. Beni dinimde sabit kıl, mizanda sevaplarımın ağır gelmesini nasip eyle, imanımı gerçek eyle, derecelerimi yükselt, namazımı kabul eyle, günahımı bağışla. (Allah’ım!) Senden cennette yüksek dereceler istiyorum. Allah’ım! Senden benim için hayırları açmanı, işlerimin hayırla sonuçlanmasını, önceki, açığı ve gizlisi ile her türlü hayırı, cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden gelecekte olacak şeylerin hayırlı olanlarını, yaptıklarımın hayırlısını, gizli şeylerin hayırlısını, açık olan şeylerin hayırlısını ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. 427 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Allah’ım! Senden şanımı yükseltmeni, günahlarımı silmeni, işlerimi ıslah etmeni, kalbimi temizlemeni, tenasül uzvumu korumanı, kalbimi nurlandırmanı, günahımı bağışlamanı ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle. Allah’ım! Senden nefsim, kulağım, gözüm, ruhum, yaratılışım ve ahlâkım, ailem, hayatım ve ölümüm ve işlerim hakkında benden razı ol, hayır ve hasenatımı kabul eyle ve cennette yüksek dereceler istiyorum. (Allah’ım!) Duamı kabul eyle.” (Hâkim, De’avât, No:1911) Sahabeden Ebû Ümâme, Peygamberimize, “Ey Allah’ın elçisi! Sen pek çok konuda dua ettin. Biz bu duaların hepsini ezberleyemedik” demiş; bunun üzerine Peygamberimiz (s.a.s.); “Size benim yaptığım duaların hepsini içeren bir dua öğreteyim” buyurmuş ve şu duayı öretmiştir: َّ ّ ى الل هٰ ُ َ ع ْليِه د َ صل م َح ّمَ ٌ م ْنُه ِ نب ّيُ َك ُ َ َك ِ ل َ م َ ا سأ َ ِ م ْن َ خرْي َُل َك ِ َ َ ا ن ْسأ ِ ّن َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا َّ ّ ى الل هٰ ُ َ ع ْليِه د َ صل م َح ّمَ ٌ م ْنُه َ نِب ّيُ َك ُ م ْ ا اسَت َع َاذ ِ َ ِ م ْن ّ شر َم َ وَنُع ُوذ ِ ب َك ِ َّ َوسل ِ بالل َ ِ ّال ََة إ ْ َب َال ُغ َ واَل َحْوَل َ واَل ُ قّو َ ْي َك ال ْ ُم ْسَت َع ُان َ و َعل ْن َت ال َ َم َ وأ َّ َوسل Okunuşu: “Allâhümme innâ nes’elüke min hayri mâ se’eleke minhü nebiyyüke Muhammedün (s.a.s.). Ve ne’ûzü bike min şerri meste’âze minhü nebiyyüke Muhammedün (s.a.s.). Ve ente’l-müsteânü ve ‘aleyke’l-belâğu ve lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh.” 428 DUALAR Anlamı: “Allah’ım! Biz Peygamberin Muhammed (s.a.s.)’in Senden istediği hayırlı şeyleri istiyoruz. Yine Peygamberin Muhammed (s.a.s.)’in Sana sığındığı şeylerden biz de Sana sığınıyoruz. Sen yardım istenilensin, dualar ancak sana ulaşır, duaları sen kabul edersin, güç ve kuvvet ancak Allah ile birlikte vardır.” (Tirmizî, De’avât, 94) Peygamber Efendimiz, eşi Hz. Âişe’ye şöyle dua etmesini tavsiye etmiştir: م ْنُه َ وَما م َ ا عِل ْم ُت ِ ٰ ِجِل۪ه َ ِ ۪ه َ ع ِ اجِل۪ه َ وا ّ ِ ُ كل ْ َخرْي م َن ال َُل َك ِ َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا م ْنُه َ وَما م َ ا عِل ْم ُت ِ ٰ ِجِل۪ه َ ِ ۪ه َ ع ِ اجِل۪ه َ و ا ّ ِ ُ كل م َن ّ الشَ ّر ُع ُوذ ِ ب َك ِ َ َ ْم َ وأ ْعل َ َ ْم أ ل ُع ُوذ ِ ب َك َ ْو َ ع َمٍل َ وأ َ َ ْيَه ِ ا م ْن َ قْوٍل أ ِل َ َب إ َ َة َ وَم َ ا قّر ْ َج ّن َُل َك ال َ ْسأ َ ْم َ وا ْعل َ َ ْم أ ل َ َك ل َ م َ ا سأ َُل َك َ خرْيَ َ َ ْسأ ْو َ ع َمٍل َ وأ َ َ ْيَه ِ ا م ْن َ قْوٍل أ ِل َ َب إ ِ َ وَم َ ا قّر َار ِم َن ّ الن ما َ ِ م ْن َ شّر ُع ُوذ ِ ب َك ِ َ َم َ وأ َّ َ ْيِه َ و َسل َّ ّ ى الل هٰ ُ َ عل د َ صل م َح ّمَ ٌ َع ْب ُد َك َ وَر ُس ُول َك ُ َُل َك َ ْسأ َم َ وا َّ َ ْيِه َ و َسل َّ هُ ى الل َ عل د َ صل م َح ّمَ ٌ م ْنُه َ ع ْب ُد َك َ وَر ُس ُول َك ُ ْ اسَت َع َاذِب َك ِ َ ْن َ ت ْجَعَل َ ع ِاقَب َتُه ُ ر ْش ًدا ِ أ ْمر َ ل ِي م ْن أ َم َ ا ق َضْي َت ِ Okunuşu: “Allâhümme innî es’elüke minel-hayri küllihî ‘âcilihî ve âcilihî mâ ‘alimtü minhü ve mâ lem a’lem. Ve e’ûzü bike mineş-şerri küllihî ‘âcilihî ve âcilihî mâ ‘alimtü minhü ve mâ lem a’lem ve es’elükel-cennete ve mâ karrabe ileyhâ min kavlin ev ‘amelin. Ve e’ûzü bike minen-nâri ve mâ karrebe ileyhâ min kavlin ev ‘amelin. 429 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM Ve es’elüke hayra mâ se’eleke ‘abdüke ve Rasûlüke Muhammedün (s.a.s.). Ve e’ûzü bike min şerri meste’âze bike minhü ‘abdüke ve Rasûlüke Muhammedün (s.a.s.). Ve es’elüke mâ kadayte lî min emrin en tec’ale ‘âkıbetehû ruşden.” Anlamı: “Allah’ım! Bildiğim ve bilmediğim, hemen verdiğin veya daha sonra verdiğin (dünya ve ahiretin) her türlü hayrını Senden istiyorum. Bildiğim ve bilmediğim, hemen verdiğin veya daha sonra verdiğin (dünya ve ahiretin) her türlü şerrinden Sana sığı- nıyorum. Senden cenneti ve beni cennete yaklaştıracak sözleri ve iş- leri yapabilmeyi nasip etmeni istiyorum. Cehennemden ve beni cehenneme yaklaştıracak olan sözlerden ve işlerden Sana sığınıyorum. Kulun ve Peygamberin Muhammed (s.a.s)’in istediği şeyleri Senden istiyorum. Kulun ve Peygamberin Muhammed (s.a.s.)’in Sana sı- ğındığı şeylerden ben de Sana sığınıyorum. Hakkımda hükmettiğin işlerin sonucunu hayır yapmanı istiyorum.” (Hâkim, De’avât, No: 1914; bk. İbn Hıbbân, Ed’ıye, No: 869; İbn Ebî Şeybe, Dua, 32, No: 29336) ِ ٍّي م ْخز َ ْي َك َ غرْيَ َ ِل ًّدا ا مَر َ ًة َ و َ م َيتًة َ نِق ّي َ ًة َ و ِ ِ ّي ع َيشًة َ سو َُل َك ِ َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا 430 DUALAR Okunuşu: “Allâhümme innî es’elüke ‘ıyşeten seviyyeten ve mîteten nekıyyeten ve meradden ileyke ğayra mahziyyin.” Anlamı: “Allah’ım! Senden düzgün bir yaşantı, temiz bir ölüm ve rezil rüsva olmadan Sana dönebilmeyi istiyorum.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 1, No: 29134) َ َن ِ ا ف َيم َ ا رَزْقَت َنا ِ ْك ل ِ ْزَق َك َ و َ بار ِ ْم َنا ر َ ْ ارُزْقَن ِ ا م ْن َ ف ْضِل َك َ و اَ ل َ ت ْحر ُهّم ٰ ّ َلل ا َ ْنُف ِسَنا غ َن ًان ِ ا في ا َو ْ اجَع ْل َ ر ْغ َب َت َن ِ ا ف َيم ِ ا ع ْن َد َك َ و ْ اجَع ْل ِ Okunuşu: “Allâhümmerzüknâ min fadlike ve lâ tahrimnâ rizkake ve bârik lenâ fîmâ razektenâ vec’al rağbetenâ fîmâ ‘ındeke vec’al gınân fî enfüsinâ.” Anlamı: “Allah’ım! Lütfundan bize rızık ver, bizi rızkından mahrum etme, bize verdiğin rızıkları bizim için bereketli yap, katında bulunan nimetlere rağbetimizi artır ve bizi gönül zengini eyle.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 42, No: 29388) ٰ ِم ْن َ رْو َع ِت َي و ْ اك ِف ِن َي م ْن َ ب ٰغى ْ ِن َي عرْثَِت َي و ْ اسرُْت َ عْوَرِت َي و ا ِقل َ َ أ ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ ِي ف ِيه ْر ِ ِن َي ثأ َر َ َم ِن َي و أ َّ َ و ْان ُصْرِن ِي م ّمَ ْن َ ظل َي َعل Okunuşu: “Allâhümme ekılnî ‘asratî vestür ‘avratî ve âmin rev’atî ve ekfinî men beğâ ‘aleyye ve’nsurnî mimmen zalemenî ve erinî se’rî fîhi.” Anlamı: “Allah’ım! Sürçmelerimi / hatalarımı azalt, ayıplarımı / kusurlarımı ört, korkumu gider, bana taşkınlık edene karşı beni koru, zulmedene karşı bana yardım et ve bu konuda bana yardımını göster.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 42, No: 29389) Âdem (a.s.), cennetten yeryüzüne inince yaptığı hata- 431 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM nın affı için Rabb’inden vahiy yolu ile nasıl dua edileceğini öğrenmiş (bk. Bakara, 2/37) ve şöyle dua etmiştir: َ ْم ُت َ نْف ِسي ْ ُت ُ س ً وءا َ و َ ظل َ َن َك َ و ِ ب َح ْم ِد َك َ ع ِمل َ ْن َت ُ س ْبحا اَ ا ِّل ٰ َه ا ِل َ َالا ُهّم ٰ ّ َلل ا َ َن َك َ و َ ْن َت ُ س ْبحا َ ا ِ ّال ََه ا ِل َ َالا ُهّم ٰ ّ َلل َ ِ احِم َني ا َ ْن َت َ خرْيُ ّ الر َف ْار َح ْم ِن َي و ا َ ُ اب َ ّو َ ْن َت ّ الت َ َك ا ِ ّن َّ ا َي َ ْم ُت َ نْف ِس َي فُت ْب َ عل ْ ُت ُ س ً وءا َ و َ ظل ِب َح ْم ِد َك َ ع ِمل َ ِح ُيم ّ الر Okunuşu: “Allâhümme lâ ilâhe illâ ente sübhâneke ve bi-hamdike, ‘amiltü sûen ve zalemtü nefsî ferhamnî ve ente hayrü’r-râhımîn. Allâhümme lâ ilâhe illâ ente sübhâneke ve bi-hamdike ‘amiltü sûen ve zalemtü nefsî fe-tüb ‘aleyye inneke entettevvâbür-rahîm.” Anlamı: “Allah’ım! Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, Sana hamd ederim, ben kötü bir fiil işledim ve nefsime zulmettim, bana merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın. Allah’ım! Senden başka ilâh yoktur, Seni noksan sıfatlardan tenzih ederim, Sana hamd ederim, ben kötü bir fiil iş- ledim ve nefsime zulmettim, bana merhamet et ve tövbemi kabul et, şüphesiz Sen tövbeleri çok kabul edensin, çok merhametli olansın.” (İbn Ebî Şeybe, Dua, 19, No: 29242) َِل َحًة م ْن َ ع َالِنَي ِت َي و ْ اجَع ْل َ ع َالِنَي ِتي صا ِ َيرِت َي خرْيًا ِ َ ْ اجَع ْل َ سر ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ ْهل أْ َ ْ َم ِال َ وال م َن ال َ َ اس ِ ا م ُ ا تْؤِت ّ ي الن َ ٍ م ْن َ ص ِالح َُل َك ِ َ ْسأ ِ ِّني أ َ إ ُهّم ٰ ّ َلل ا ِ ْ ُم ِضّل َ ّالِ َ واَل ال ِ ّ الض َ ِد َ غرْي َْول َوال 432 DUALAR Okunuşu: “Allâhümmec’al serîratî hayran min ‘alâniyetî vec’al ‘alâniyetî sâlihaten. Allâhümme innî es’elüke min sâlihın mâ tü’tin-nâse minel-mâli vel-ehli vel-veledi ğayrid-dâlli velelmu-dılli.” Anlamı: “Allah’ım! İçimi dışımdan daha hayırlı kıl. Ve dışımı yararlı kıl. Allah’ım! Sapmadan ve saptırmadan mal, aile ve çocuk bakımından insanlara verdiklerinin iyisini isterim.” (Tirmizî, De’avât, 126) Yukarıda zikrettiğimiz dua örnekleri her zaman ve mekânda yapılabilir. Bu dua örneklerini okuyanlar, Peygamberimizin Allah’tan istediği şeyleri istemiş olur. Allah’tan ne istenileceğini en iyi bilen Peygamberimizdir. Peygamberimizin zikrettiğimiz dua örneklerinde yüce Allah’tan dünyevî ve uhrevî, maddî ve manevî insana yararı olacak şeyleri, iman, güzel amel ve güzel ahlâkta sebat edebilmeyi, her şeyin hayırlısını istediğini öğreniyoruz.

YORUMLAR

  • 1 Yorum
  • ALLAH İÇİN
    5 ay önce
    NEDEN KOPYA ALAMIYORUM.ŞİMDİ ALLAH İÇİN Mİ BU HİZMET.DİNİMİZ PAYLAŞIK DİNİ DEĞİLMİ? İNANMIYORUM SİZE
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x